Ağrı’da yıllardır alın teriyle ayakta duran tamirci esnafı, bugün hiç beklemedikleri bir krizle karşı karşıya. Elektronik eşya ve teknik servis alanında çalışan ustalar, artık işin en temel ihtiyacı olan çırak ve yetişmiş eleman bulamadıklarını dile getiriyor.

Bir zamanlar kapısında çırak kuyruğu olan atölyelerin bugün sessizliğe büründüğünü söyleyen esnaflar, “Eskiden çocuklar meslek öğrenmek için gelirdi, şimdi kimse bu işe yanaşmıyor” sözleriyle yaşanan dönüşümü özetliyor. Ustalara göre sorun sadece bugünün değil, geleceğin de en büyük krizi.
“Meslek altın değerinde ama tercih eden yok”
Tamircilik mesleğinin aslında ciddi kazanç kapısı sunduğunu vurgulayan esnaf, buna rağmen gençlerin bu alandan uzak durduğunu belirtiyor. Özellikle elektronik tamir, beyaz eşya onarımı ve teknik servis alanlarının her geçen gün daha da önem kazandığına dikkat çekilirken, bu mesleklerin “altın bilezik” olarak görülmesi gerektiği ifade ediliyor.
Ancak tüm bu avantajlara rağmen gençlerin masa başı işlere yönelmesi, sahada büyük bir boşluk oluşturmuş durumda. Ustalar, “Bugün öğrenmeyen yarın bu hizmeti bulamayacak” diyerek tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.
Atölyeler dolu, tezgâhlar boş kalıyor
Ağrı’da tamirci dükkânlarının iş yükü artarken, çalışacak eleman bulunamaması nedeniyle birçok işin geciktiği belirtiliyor. Özellikle arızalı cihazların tamir süreçlerinde yaşanan aksaklıklar, vatandaşın da doğrudan etkilenmesine neden oluyor.
Esnaf, yoğun talebe rağmen personel eksikliği nedeniyle iş yetiştiremediklerini açıkça dile getiriyor. Bu durum, sadece ekonomik bir sorun değil; aynı zamanda hizmet kalitesini de doğrudan etkileyen bir kriz olarak görülüyor.
Sorun büyüyor: Gelecek için ciddi uyarı
Ustalar, mesleğin geleceği konusunda oldukça karamsar. Eğer bu gidişat devam ederse birkaç yıl içinde tamircilik gibi kritik bir meslek grubunda ciddi açık oluşacağı ifade ediliyor.
Bugün çırak yetişmezse, yarın usta bulunamayacağını belirten esnaf, özellikle meslek liseleri ve eğitim sisteminin bu alana yönlendirme konusunda daha aktif olması gerektiğini savunuyor. Aksi halde hem ekonomik hem de teknik anlamda ciddi bir boşluk oluşacağı uyarısı yapılıyor.
Ağrı’da sessiz kriz: Kimse farkında değil
Yaşanan bu durum, aslında görünmeyen ama derinleşen bir kriz olarak değerlendiriliyor. Çünkü mesele sadece birkaç dükkânın eleman bulamaması değil; aynı zamanda üretim, tamir ve teknik bilgi zincirinin kopma riskiyle karşı karşıya olması.

Ağrı’da tamirci esnafının verdiği bu uyarı, yalnızca bugünü değil, geleceğin meslek haritasını da yakından ilgilendiriyor. Eğer gerekli adımlar atılmazsa, bugün “eleman yok” diyen ustaların yerinde yarın “usta yok” diyen bir toplum olabilir.
Ağrı’da tamirci esnafının feryadı aslında tek bir cümlede özetleniyor:
“İş var, kazanç var… Ama çalışacak kimse yok.”
Bu söz, sadece bir şikâyet değil; aynı zamanda bir mesleğin yavaş yavaş sahneden çekildiğinin en net göstergesi olarak yorumlanıyor.
