Toprağın Sarsıldığı Yerde Kalbin Atışı Duyulur
Bazı şehirler vardır…
Haritada bir yer değildir sadece.
Bir duadır, bir sabırdır, bazen de sessizce içine akıttığı gözyaşıdır.
Ağrı öyle bir şehir işte.
Toprak hafifçe sarsıldığında Patnos’ta, sadece evlerin duvarları titremez.
İnsanların içi ürperir.
Bir annenin kalbi hızlanır, bir çocuğun gözleri korkuyla büyür.
Ve o an, herkes aynı şeyi hisseder:
“Yalnız mıyız?”
İşte tam o sorunun cevabı, bazen bir mesajda, bazen bir adımda gizlidir.
Ruken Kilerci’nin son 3 günde yaptıklarına bakınca insan şunu görüyor…
Bu şehirde siyaset, bazen bir cümleyle başlıyor:
“Geçmiş olsun…”
Ama o iki kelime, bu coğrafyada sıradan değildir.
Çünkü o söz, yalnız olmadığını hatırlatmaktır.
Bir elin omzuna değmesidir.
Birinin senin acını hissettiğini bilmenin verdiği o derin, sessiz tesellidir.
Sonra o söz, sahaya iner.
Kucak köyünde, Dizginkale’de, Köseli Adilova’da…
Tozlu yolların üzerinde yürüyen ayaklar vardır.
Yıkılmayan ama korkuyu içine gömen evler vardır.
Ve o evlerin kapısını çalan bir devlet…
Bir varlık beyanıdır:
“Biz buradayız.”
Bazen bir insanın en çok ihtiyacı olan şey budur zaten.
Çözüm değil…
Önce varlık.
Önce hissedilmek.
Ama hayat…
Hayat sadece acıdan ibaret değildir.
Bir anda başka bir sahne açılır.
Bir hastane odasında, küçük bir çocuk…
Belki kolunda serum, belki yüzünde yorgunluk…
Ama gözlerinde öyle bir ışık var ki, insan durup düşünüyor:
Bu kadar umut nereden geliyor?
23 Nisan’da o çocukların yanına gitmek…
Bir tebessümü “ilham” diye tarif etmek…
İşte bu, siyasetin en sessiz ama en güçlü cümlesidir.
Çünkü bazen bir çocuğun gülüşü, bütün büyük konuşmalardan daha etkilidir.
Ve en sonunda…
Bir kapı.
Gürbulak.
Kimileri için sadece bir sınır kapısıdır.
Ama bu şehrin insanı bilir…
O kapıdan sadece yük geçmez.
Hayaller geçer.
Umut geçer.
Geçim geçer.
Şimdi o kapı büyüyor.
Genişliyor.
Modernleşiyor.
Ama aslında değişen sadece beton değil…
Bir şehrin kaderi değişiyor.
Bütün bu tabloyu bir araya getirdiğinizde şunu görüyorsunuz:
Bir yanda korkuyla uyanan bir gece…
Bir yanda umutla gülümseyen bir çocuk…
Bir yanda yasalar, diğer yanda yatırımlar…
Ve ortada bir şey var ki hepsini bağlıyor:
İnsan.
Siyaset çoğu zaman rakamlarla anlatılır.
Ama bazı yerlerde…
Bazı şehirlerde…
Siyaset, kalple yapılır.
Ağrı’nın hikâyesi de tam olarak RUKEN ile böyle yazılıyor.
