Buna karşın, yerel istihdam olanaklarının kısıtlı kaldığı kırsal bölgelerde ise tam tersi bir hareketlilik yaşanıyor. Özellikle üretken genç nüfusun gelecek arayışıyla rotayı büyükşehirlere çevirmesi, yerel iş gücü piyasasını ve bölgesel nüfus dinamiklerini doğrudan etkiliyor.
Nüfus bilimciler ve ekonomi uzmanları, bölgesel bazda yaşanan bu kan kaybının önüne geçilebilmesi adına radikal adımlar atılması gerektiğini savunuyor. Fabrika ve üretim tesislerinin Anadolu geneline yayılması, tarım teşviklerinin artırılması ve gençlere yönelik yeni iş sahalarının açılması, tersine göçün tetiklenmesi için en kritik çözümler arasında gösteriliyor. Aksi takdirde, batı kentlerindeki aşırı yığılmaya paralel olarak doğu kentlerindeki ıssızlaşma eğiliminin artarak devam edeceği öngörülüyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan resmi veriler ise bu yerel kaygıları somut rakamlarla kanıtladı. Ülke nüfusunun toplamda 86 milyon 92 bin 168 kişiye ulaştığı süreçte, binde eksi 16,77’lik hızlı azalış oranıyla Ağrı; Gümüşhane ve Tunceli’nin hemen ardından Türkiye genelinde en çok nüfus kaybeden üçüncü şehir olarak kayıtlara geçti.
